Salı, Temmuz 30, 2013

Sere Prince Halverson - Mutluluğun Öteki Yüzü (Tanıtım)




Gerçek mutluluk nedir, nerededir? Peki, onu bulmak için ne kadar ileri gidebilirsiniz?

Ella Beene için mutluluk eşi Joe ve Joe'nun önceki evliliğinden olan iki küçük çocuğuyla kurduğu mutlu yuva demektir. Ancak bir yaz sabahı Joe'yu onlardan sonsuza dek koparan acımasız dalga, sadece onu değil sırlarını da beraberinde götürür. Üç yıl boyunca çocuklara kendi öz evlatlarıymışçasına bağlanan Ella'nın hayatı, cenaze töreninde çocukların biyolojik anneleri Paige'in ortaya çıkmasıyla da tamamen altüst olur.

Joe'yla evlilikleri boyunca Paige’in Joe'yu ve çocukları terk edip gittiğini ve ortadan kaybolduğunu sanan Ella'nın kalbinde tarifsiz bir acı, elindeyse çözülmesi gereken yepyeni bir bulmaca vardır artık. Bir yandan canından çok sevdiği çocukları için Paige ile velayet savaşı verirken, diğer yandan Joe'nun ona miras bıraktığı diğer şeyin, yani hiç açılmamış mektupların içinde pusuda bekleyen sırların ardındaki gerçeği öğrenmek zorundadır. Ella, kalp ağrıları ve gözyaşlarıyla dolu bu yolculukta her şeye rağmen umut etmeyi bir kez daha hatırlayacaktır.

Seré Prince Halverson'ın duygu yüklü kaleminden dökülen Mutluluğun Öteki Yüzü, herkesi derinden etkileyecek, yüreklerinize kazınacak türden bir roman.


Not: Kitap Temmuz ayı kitaplarında geçse de matbaa da yaşanan aksaklıklar dolayısıyla bayram sonuna sarkmış. Ne yapıyoruz, bayram harçlıklarını saklıyoruz :P



Pazartesi, Temmuz 29, 2013

Bunlarda Benden Olsun (:


Blogu açtığım süre boyunca gerek tanıtımlar gerekse yorumlarla bir çok kitaba ve yazara yer verdim. Sonra düşündüm ve benim iki minik hikayemin niye blogumda olmadığını bulamadım. O yüzden yazmamın üzerinden üzerinden çok geçmesine rağmen onları da sizle paylaşmak istedim.


İkisi de ödüllü ama çaktırmayın. Bana Yaşamayı Öğret 2. olsa da benim için yeri ayrı. Hayatımın Sorusu ise 1.lik aldı. Polisiye, küçük bir hikaye. Bakalım sizler de beğenecek misiniz (:



Bana Yaşamayı Öğret




Maalesef tanıtımım yok :(





Hayatımın Sorusu




Karanlığın sakladığı sırlar bir oyunla açığa çıkmayı bekliyor. Elinde tuttuğun başkasının hayatıysa ne kadar ileri gidebilirsin?

Yalnızlık sarmışken etrafı bir çığlık sesi bölüyor geceyi. Saklanacak hiç yer yok ve kendinle
başbaşasın. Kaçamaz, saklanamazsın. Bu ölüm oyununda sadece bir piyonsun. Soruları iyi düşün.
Hayatının sorusuyla perde kapanabilir…





Yorumlarınıza ve eleştirilerinize açığım :D İnşallah bir gün roman yazacak cesareti de bulacağım :D


Pazar, Temmuz 28, 2013

Mary Wine - Seninle ya da Sensiz (Üşengeç Yorumcu 3)




Orjinal Adı: Highland Hellcat
Seri Bilgisi: Highlander #2
GoodReads Puanı: 3.93
Türkçe Yayın: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 275
Çevirmen: Güzin Pelin Direnoğlu




Yorum:

Üşengeç Yorumcu'dan 3. yorumu da kopardım :D Çalışmalarım devam edecek :D




Değerlendirmeye gelirsek:

4 -  Kesinlikle geçer not aldı...




* * *

Bir İskoç kadınına istemediği bir şeyi yaptırmak, bir İskoç erkeğini ise istediği şeyden vazgeçirmek imkânsızdır.

İstediği tek şey, sözünü geçirebileceği bir kadındı.

Connor Lindsey, egemenliğini büyük zorlukların üstesinden gelerek sağlamış bir İskoç lorduydu. İhtiyacı olan tek şey sağlam bir evlilik ve topraklarını bırakacağı güçlü varislerdi. 

Öylesine özgür bir ruhu vardı ki, onu kontrol altında tutmak imkânsızdı.

Brina Chattan, onu istemediği bir şey yapmaya zorlayacak tüm geleneklere karşı gelebilecek kadar cesur bir kadındı. Evlenmek ise kesinlikle planları arasında yer almıyordu. Güçlü bir İskoç lordu tarafından alıkonuldu diye bu fikrinden vazgeçecek değildi elbette. 

Connor, Brinanın evleneceği kadın olmasına karar vermişti. Brina ise kendisini yok sayan kurallara ve Connora karşı gelmek için harekete geçmeye hazırdı. İkisi de istediğini almaya bu kadar kararlıyken, kazanan kim olacaktı?




Perşembe, Temmuz 25, 2013

1. Gün || Jenny Lawson - Hiç Olmamış Gibi Yapalım || Yorum || Ön Okuma || Çekiliş (OGBT)




Orjinal Adı: Let's Pretend This Never Happened: 
A Mostly True Memoir
GoodReads Puanı: 3.96
Türkçe Yayın: Yabancı Yayınevi
Sayfa Sayısı: 424
Çevirmen: Boran Evren




Yorumum:


Tazecik bir blogcu olarak, Hiç Hiç Olmamış Gibi Yapalım kitabı çıktığında okumak istemiştim. Şanslıymışsız ki okumakla kalmadık, turunu da yapma fırsatını elde ettik. 


Bir blogger olan Jenny Lawson bu kitabında hayatını eğlenceli bir dille anlatmış. Küçüklüğünden başlayarak ailesinin özellikle babasının tuhaflıklarından giriş yaparak günümüze kadar olan süreçte başına gelen ilginç olayları derlemiş. Bunu da oldukça eğlenceli bir dille yapmış.


Kitabın daha giriş bölümünde yazarın oldukça tuhaf, bizim tabirimizle kendine münhasır olduğunu görüyorsunuz. Yer yer 'yok artık' dedirten marjinallikleri mevcut. Hem de oldukça. Hani gülsem mi bir kaşık suda boğsam mı dediğiniz insanlar vardır ya onlardan. Bende öyle bir izlenim bıraktı en azından.


"Sevgili Victor: Hayır, aslında bir ütü nasıl kullanılır bilmiyorum. Çünkü bizim ütümüz yok. Bunu nasıl daha önce fark etmedin?! Kurutucu bizim ütümüz Victor. Aynı zamanda bir Post-it aracılığıyla bana bağıracağına, benimle yüz yüze konuşmanı tercih ederim. Bu Post-it’ler eğitim amaçlı, kötücül bir şekilde bana doğrultulmuş müstehcen el resimleri çizmek için değil. Ayrıca, adı üstünde, işaret parmağını kullanarak işaret etmen gerekiyor. Bu, basit işaret etme adabıdır."


Zaten çocukluğundan bahsederken ailecek nasıl ilginç olduklarını görüyorsunuz. Hayvanların içinde büyüyen Jenny, ilerleyen yıllarda kendi yaptıklarıyla da oldukça ilginç bir kitap çıkarmış ortaya. Bir dakika hayvanlar derken bildiklerinizden bahsetmiyorum.


"Rakunlar yeterince büyüdüğünde, ev hayvanımız olarak tuttuğumuz biri dışında hepsini ormana geri bıraktık. Adı Rambo’ydu ve lavabonun musluğunu açıp, sanki kişisel nehriymiş gibi içinde durmadan rastgele şeyler yıkamayı alışkanlık haline getirmişti. Çamaşır deterjanımı ve hassas çamaşırlarımı çitilemesi için lavabonun kenarına bırakmayı akıl edebilmiş olmayı dilerdim. Ne var ki evcil rakununuzu minnacık bir hizmetçiye dönüştürmeyi iş işten geçmeden akıl edemiyorsunuz."


Okurken en çok eğlendiğim kısımlar kocası Victor ile olan kısımlardı. Maalesef umduğum kadar çok bölümde yer almadığı için beğenmediğim yerlerde hatrı sayılır kadar vardı. Özellikle post-it'ler aracılığıyla konuştukları bölüm çok komikti. Victor için düşünebildiğim tek şey var: #DirenVictor :P


"VICTOR: Başka birileriyle çıkmaya başlayabilmem için ne kadar kayıp kalman lazım?"


Lawson'un blogunu da ziyaret ettim. Hoş yabancı dilim yok ama blogu incelemek ve Türkiye kapağını da yayınladığını farketmek hoştu. Gerçi yorumlardan anladıklarımla biraz moralim bozuldu ama dediğim gibi yabancı dilim yok ve oradakilerin yaptığı gibi "Translate" programı ile çevirip kimseye laf atmak istemem. İncelemek isteyenler için linki
(Bir zahmet bana da bir iki yazı çevirin ya ellerinizden öperim, çok merak ettim :D) 



 Tavsiye etme huyum pek yoktur. Yine geleneği bozmayacağım. Çünkü herkesin seveceği bir kitap olduğunu sanmıyorum. Ama sevenler de iyi sever bence. Güldüren kısımları var. (neye güldüğünüze göre değişir ama.) Ben Jenny'den pek hoşlanmadığım için sanırım tam emin olamadım. Değişik bir serüvendi.



Değerlendirmeme gelirsek:

2.5 / 3 -  Nötrüm, okusan da olur okumasan da...





Ön Okuma






Çekiliş

a Rafflecopter giveaway





Kendime Not: 20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.

Küçücük, Minicik Bir Yenilik



Belki farketmişsinizdir ama etmeyenler için küçük bir açıklama yapmak istiyorum. Sol tarafta azıcık aşağıda anında mesajlaşmak için eklediğim bir bölüm var. Bunu asıl ekleme amacım Önokumasını eklememi istediğiniz kitaplar için anında istekte bulunabilmeniz. Eğer elimde istediğiniz kitap varsa en kısa sürede blogda yerini alır. Peçeteye yazmaktan daha kolay değil mi :P

Ama yine de küçük düşünmemeliyim. Görüş, Öneri, İstek ve Şikayet, hepsi için istediğinizi yazın :D

Agatha Christie - Ölüm Meleği (Yorum)




Orjinal Adı: Nemesis
Seri Bilgisi: Miss Marple #12
GoodReads Puanı: 3.82
Türkçe Yayın: Altın Kitaplar
Sayfa Sayısı: 192
Çevirmen: Gönül Suveren


 


Yorumum: 


Pinuccias Book'un düzenlediği yazar ayları kapsamında bu ay Agatha Christie okuyoruz. Okumak istediğiniz yazar Agatha Christie ise kitap seçmek cidden zor oluyor. O kadar çok kitap yazmış ki o piti piti tekniğini kullanmak zorunda kalıyorum bir yerden sonra. İşte uzun düşünme seanslarından sonra seçtiğim kitap Ölüm Meleği de buna benzer şekilde seçildi.

Ve sanıyorum ki bu aralar şanslı değilim. Çoğu kitabını sevdiğim bir yazarım yüzbilmem kaç kitabından çıka çıka sıkıcı bir kitap çıktı. Poirot kadar olmasa da Miss Marple okumaktan da hoşlanmam rağmen nedense bu sefer sıkıldım. 

Miss Marple bu kez baya zorlu bir işe girişmişti. Elinde hiçbir ipucu yokken eski bir dostunun yardımlarıyla karışık işlere girişiyor. İpucu yok derken gerçekten yok. Ortada işlenmiş bir cinayet mi var yoksa işlenecek mi belli değil. Pek ümitli olmasa da girişiyor bu işe. Bu ipucusuzluktan dolayı hoşlanmadım özellikle. Sanki zorlama bir hikaye çıkmış. Aslında Miss Marple'in çok zeki olduğunu vurgulamak için. Ki bir yerde bu bir oyun gibi geldi bana. Spoiler vermeden nasıl söylesem bilmiyorum ama araştırdığı olayla ilgisi olan kişinin yardım etmek için ölümüne kadar beklemesi ve bunu bir bilmeceye çevirmesi çok abes geldi bana. Üstelik işin içinde en yakını söz konusuyken. 

Neyse çok kötü de değildi. Ben yazarı çok sevdiğim için yetersiz geldi. Belki de büyüdüm eski tadı yok bilemiyorum. Zaten daha önce okuduğumdan da şüpheleniyorum. Çünkü çoğu şeyi tahmin ettim. Ya da o kadar çok polisiye şeyler okudum/izledim ki artık nokta atışı yapıyorum :D


Ayrıcaaaa;

5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.


Değerlendirmeme gelirsek:

2 -  Sıkıldım ama bitti...



* * *


Jane Marple hiç beklemediği birinden bir mektup alır. Yolculuklarının birinde tanıştığı Bay Rafielden gelen mektup yaşlı kadını şaşırtır. Kısa bir süre önce ölen adam, onun adalet duygusuna güvendiğinden söz ederek bir cinayet olayının ortaya çıkarılmasını istemektedir. Ama tüm bu isteklerin dışında cevaplanmamış sorular vardır: Bir; sözü edilen cinayeti kim işlemiştir? İki; cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir? Tüm bu soruları cevaplandıracak olan yaşlı Marple, kalan zamanını ve düşmanını bilemeden hızla yol almak zorundadır...

Pazartesi, Temmuz 22, 2013

Susanna Dubot (Suzy Stewart Dubot) - Asla Başkasını Sevme (Yorum)




Orjinal Adı: Never Love Another
GoodReads Puanı: 3.14
Türkçe Yayın: Altın Bilek Yayınları
Sayfa Sayısı: 80
Çevirmen: Mehtap Çakır




Yorumum:


Asla Başkasını Sevme tanıtımını gördüğümde ilgimi çeken bir kitaptı. Ama sayfa sayısı biraz az olunca elim gitmemişti. Geçtiğimiz günlerde Altın Bilek'in kişiye özel set hazırlığında gözümü karartıp ekledim listeye. İyi ki de eklemişim.

Yoruma geçmeden şunu söylemek istiyorum. Sakın kapağına bakmayın, sakın. Kesinlikle hatta ve kat'a. Konuyla tamamen alakasız, ergen işi duran bu kapak, 1816 yılını kesinlikle yansıtmıyor. Kitabı çok beğensem de bunu söylemesem olmazdı, gördüklerim arasında kitapla alakasız 1 numaralı kapak sanırım. 

Zaten 80 sayfalık bir kitap olduğu için konuya girmeyeceğim. Ama şunu söylemezsem olmaz, bu kısacık öykü beni yüzlerce sayfanın etkileyeceği kadar hatta daha fazla etkiledi. Bilmiyorum herkeste bu etkiyi yapar mı ama gerçekten sevdim kitabı. Yazarın kelimeleri kullanışı, 2 cümleyle duyguları bu kadar güzel yansıtması çok hoşuma gitti. Sade, yalın ve yeterli geldi. Zaten adı üstünde öykü, bir roman değil. Yine de biraz daha uzatmasını isterdim. Çevirisi de çok güzeldi daha belamı mı atıyorum bilmiyorum (:

Yazarın başka hikayelerini, romanlarını okumayı çok istesem de geleceğine dair bir ümidim yok :(

Ayrıcaaaa;

5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap okuyanlara.


Değerlendirmeme gelirsek:

4.5 / 5 -  Bayıldım. Böylesi zor bulunur...



* * *

Louis ile Felixin güçlü aşkları, her şeye rağmen mutlu olmalarına yetecek miydi?..
Felix, annesine rağmen Louis ile birlikte olmaya cesaret edememiş ama kader onları birbirlerine muhtaç hale getirmişti. Şimdi Felixin başına gelenlerden sonra, Lady Atherton yumuşayacak ve bu aşka saygı gösterecek miydi?..

Uzun yıllardır pek çok takma isimle onlarca muhteşem aşk öyküsü yazan Susanna Dubot, ilk defa tüm eserlerinin kendi gerçek adıyla yayınlanmasına izin verdi. Asla Başkasını Sevme, pek çok aşk romanı arasında, kendisine film çekilme başarısı da yakalayan, yazarın ilk ve en önemli romanıdır.

Dubot, yeni romanlarıyla da aşkı ve insanlığı bize anlatmaya devam edecek...

"Sevgiyi anlatmak için, bazen çok klasik hikâyelere başvururuz, bazen de hiç olmadık kahramanların peşinden gideriz. Bu kitaptaki şaşırtıcılık, olmadık bir karakterin bize hissettirdiği bu sıradan aşkın içimizi kıpır kıpır etmesi. Derin bir duygunun sığdığı, şaşırtıcı derecede küçük bir kitap. Tebrikler Dubot!"
Boston News Bookreview


"Ah sevgili Louis, nasıl bir kadınsın sen!.."
Sally Mortbane
Pasific Newsweek Magazine


Pazar, Temmuz 21, 2013

Bir Kaç Bir Şey




Her zaman kitap alışverişlerimin haberini yaparım. Bu sefer sizin alışveriş yapabileceğiniz bir kaç yerden haber vermek istiyorum.

Öncelikle Kaytan Kitap Blogu sayesinde keşfettiğim Ukitap'tan bahsetmek istiyorum. Daha ayrıntılı bilgiyi haberin asıl kaynağından yani şuradan bulabilirsiniz ama bende denemiş biri olarak sizlere bahsetmek isterim, 

Ukitap, Nadirkitap gibi ikinci el kitap alabileceğiniz bir site. Gerçi sıfır kitaplar da var ama neyse adı ikinci el işte :D Geçtiğimiz günlerde Hush Hush serisinin ilk 3 kitabına çok uygun fiyata rastlamışken ilk denemeyi yapmak istedim. Şansım mı açık nedir? Zaten son kitap vardı tam aradığım kitapları buldum. Bir de kargo ucuza gelince bu 3 ciltli kitaba 21 + 5 tl kargo parasına sahip oldum. Bilirsiniz bu serinin kitapları çok pahalı. Normal baskıları da yok hepsi ciltli. Hem de kitaplarda çizik bile yok. Belki siteden alsam böyle hasarsız gelmezdi :D 

O kadar memnun kaldım ki aynı kişiden 2 kitap daha almaya karar verdim. Özellikle ptt ile indirimli gönderen ya da çalıştığı yer dolayısıyla kargo ile anlaşmalı olan kişilere rast gelirseniz çok avantajlı bir yer. Denemenizi tavsiye ederim.




* * *

İkinci haberim Altın Bilek Yayınları ile ilgili. Sayfasını takip ediyorsanız belki görmüşsünüzdür; kişiye özel set hazırlıyorlar. Bende geçen hafta bir set hazırlattım. En güzel tarafı istediğiniz kitabı seçmekte özgür olmanız. Netteki setlerde illa ki bende olan kitaplar olduğu için hep sinirim bozulur. Bu sefer uygun fiyata istediğim kitapları aldım. Altın Bilek kitapları almayı düşünüyorsanız, öncelikle sayfalarına gitmenizi tavsiye ederim (:



* * *


Üçüncü haberim kitap kurtlarından ziyade uzak doğu kültürü ile ilgilenenler için. 
Muhtemelen sıkı takipçilerin haberi vardır ama KoreanTurk Chopstick satışlarına başlamış. Benim gibi ramen, özellikle de yemek çubuğu hastaları için birebir. Hemen ablamla kendimize aldık tabi ki :D Arayanlar olduğunu bildiğim için bir de buradan duyurmak istedim. Çatal ve kaşığa aldırmayın ama benden söylemesi. Stick içinde çok beklentiye girmeyin. Biraz kalınlar ama iş görüyorlar (:


Çarşamba, Temmuz 17, 2013

Çekiliş İçin Yenileme...




Kazanan sayımız 2'ye çıktı arkadaşlar. Güzel yorumlarıyla katkıda bulunan Çiğdem (Matipuf)'e bu güzel katkısı için çok teşekkürler. 

Sonuç olarak.

1. kazanan; istediği 2 Dex kitabına,
2. kazanan; istediği 1 Dex kitabına sahip olacak (:

6. Çekiliş



Bir süre önce anket yapıp, çekiliş için hangi tür kitap olsun diye bir soru sormuştum. Bakınız aşağıda. Sonuç olarak Fantastik seçeneği açık ara kazandı. Ancak şimdi yapmaya fırsat bulabildiğim çekiliş için baya düşündüm hangi kitap olsun diye. Ama sonuçta seçenek bol olunca seçmek zor oldu. O yüzden bende şöyle bir şey yapmaya karar verdim. Bir yayınevi seçtim. Zaten yazıya girince görmüşsünüzdür, gözünüze girecek kadar büyük yaptım. Evet, evet onu ben yaptım güzel olmuş mu :D İşte Dex'i seçtim. Sebebi de son dönem Fantastik deyince akla gelen isim bence Dex. Kitabımıza gelince işte sürpriz orada. Çekiliş sonunda çıkan kişi istediği iki Dex kitabına sahip olacak. İster eski kitaplardan olur isterse de yenilerden. Seçim tamamen çıkacak kişiye kalacak (:

Edit: Ödülümüzü biraz daha arttırdık. 2. çıkacak kişiye de 1 Dex kitabı hediye :D




Çekiliş koşullarına gelirsek;

1- Bloga üye olmak (Yorum adınız farklıysa üye adınızı da yazın lütfen)
2- Rahatsız olan kişiler var biliyorum ama duyurusuz olmaz. Sen, ben duyurmazsak insanlar nasıl haberdar olacak. Çekilişi herhangi bir platformda (herkese açık) duyurmak.
3- Ad-Soyad, duyuru linki ve e-mail adresinizi bırakmak. 


Çekiliş 16 Temmuz - 16 Ağustos tarihleri arasında olacak. Tam 1 ay sürecek ama son gün katılım kabul edemeyeceğim. Sebebi de eksikleri tamamlamak (hem benim hem de sizin) ve son kontrolleri yapmak. 


Not 1: 3 Çekiliş kuralını unutmayın lütfen. 
Not 2: Böyle afilli afişler yapmama bakmayın, çekiliş kesinlikle sponsorlu değildir. Ha ama olurda Dex, ne güzel bir çekiliş bir kitapta bizden olsun derse bilemem :P


Unuttuğum bir şey yok sanırım. 
Herkese bol şans (:

Pazar, Temmuz 14, 2013

Gizemli Ev Kazananları ve Yeni Çekiliş



Gizemli Ev talihlileri belli oldu. Kazananları tebrik ediyoruz. Adres bilgilerinizi ve telefon numaranızı 24 saat içinde sayfamıza mesaj olarak atın lütfen. 

Kazananlar;

● Nuriye Sucu
● Tc Sadenaz Yılancı


Kazanamadım diye üzülmeyin. Okutan Günler blog Tur facebook sayfamızda yeni bir yarışma başladı.

Katılmak için tık tık.


Cumartesi, Temmuz 13, 2013

Bu Etkinlik Bir Başka Dostum (Okuma Şenliği | Yaz 2013)




Pinucciasbooks yine güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. 3 ay sürecek etkinliği adı Okuma Şenliği. Kuralları yazmadan şunu diyebilirim ki okumak kadar kitapları araştırmakta çok zevkli.

Metnin tamamına şuradan ulaşabilirsiniz. 


Kurallar:

  • Etkinlik bugün başlıyor ve 9 Ekim 2013'e kadar devam edecek. (9 Temmuz'dan önce başladığınız veya 9 Ekim'den sonra bitirebildiğiniz kitaplar kapsam dışı).
  • Etkinliğe 9 Temmuz - 9 Ekim arası canınızın istediği herhangi bir vakit katılabilirsiniz.
  • Okuduğunuz her kitap en az 200 sayfa olmak zorunda.
  • Okuduğunuz her bir kitabı aşağıdaki kategorilerden sadece birine saydırabiliyorsunuz. Etkinlik devam ederken kategoriler arası okuduğunuz kitapların yerlerini değiştirebilirsiniz.
  • Yapılabilecek en yüksek skor her bir kategori için birer tane olmak üzere toplam 12 kitap okuyarak 200 puan almak. (Katılım durumuna göre en yüksek puanı yapan(lar)a bir sürprizim olacak sanki. Sürpriz var diye atıp tutanları yakalarsam sürpriz dışı bırakırım, ona göre!)
  • Katılmak için blogunuzun olması veya okunan kitapların yorumlanması zorunlu değil. Katılmak isteyenler herhangi bir sosyal medya aracı üzerinden veya doğrudan bana e-posta atarak katılım durumlarını ve mümkünse hangi kitapları okumayı planladıklarını duyurabilirler. 
  • Her ayın en 9'unda bir yayın yaparak sıralamaları buradan duyuracağım. O yayınımın altına yorum bırakarak hangi kitapları okuyarak kaç puana ulaştığınızı bildirebilirsiniz.

Puanlar ve Listem:

(Herkes tek kitap yazmış ama ben çabuk sıkıldığım ve kararsız olduğum için her kategoriye bir kaç kitap ekledim. Artık elime hangisi gelirse. Ya da onlardan da vazgeçip yerine başka kitap da koyabilirim bilmiyorum. Kurallara sadık kaldıktan sonra yelpaze geniş)


Perşembe, Temmuz 11, 2013

Katee Robert - Yanlış Yatak (Üşengeç Yorumcu 2)




Orjinal Adı: Wrong Bed, Right Guy
Seri Bilgisi: Come Undone #1
GoodReads Puanı: 3.79
Türkçe Yayın: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 203
Çevirmen: Gamze Tokgöz




Yorum:

Üşengeç Yorumcu kim mi? Tabi ki bir büyük boyum, ablam. Uzunnnnnn bir aradan sonra kendisine zorla yorum yaptırmış olmanın keyfini yaşamaktayım. Her seferinde bahane sunar kendileri. En sonunda yaz cebe öyle bile yayınlarım dedim. Zafer benim oldu! Nihahaha :D O yüzden bu kez yorumum biraz değişik olacak. Ne de olsa Üşengeç bir Yorumcu var karşınızda.




Değerlendirmeye gelirsek:

4 -  Kesinlikle geçer not aldı...



* * *

Bazen yaptığın yanlıştan dönmek istemezsin.
Elle...
Yanlış erkek mıknatısı Elle...
O güne kadar hep yanlış yataklarda uyanmıştı. 

Yine bir sabah gözlerini açtığında Evet, dedi. Bir Elle klasiği. Kötü çocuk ve yanlış yatak.

Fakat bu sefer, kapıldığı kötü çocukta farklı olan bir şey vardı. Yine de Elle bu farklılığın ne olduğunu keşfedemiyordu tam olarak. Bir kez daha kötü bir tercih yaptığını düşünüp yoluna devam etse her şey daha kolay olacaktı kesinlikle! Ancak bu sefer yapamıyordu.


3. Gün || Edgar Wallace - Gizemli Ev || Yorum || Uyarlanan Filmler (Okutan Günler Blog Tur)



Orjinal Adı: The Secret House
GoodReads Puanı: 3.05
Türkçe Yayın: Altın Bilek Yayınları
Sayfa Sayısı: 224
Çevirmen: Meryem Kutluyıldız


Yorumum:


Gizemli Ev için genel bir yorumdan hoşlandığım ve hoşlanmadığım noktalara değinmek istiyorum.

Kitabı yepyeni bir baskı, günümüze uygun bir kapak ve çeviri ile okurken şunu düşünmeden edemedim. 1917. Evet bu kitabın asıl basılış tarihi 1917. Neredeyse 100 yıllık bir geçmişi ve kurgusu olduğu düşünüldüğünde okurken hayret ettirmeyi başarıyor. Günümüzde o kadar çeşit polisiye kitap okuyup dizi izledikten sonra şaşırtıcı unsurlar bulmak çok zor. Hangimiz bir kitabı okurken katil şudur, şu şöyledir diye tahminlerde bulunmuyoruz ki. Amma velakin okurken aklınızın bir köşesinde kitabın yazılış tarihi yer ettiğinde, okumak için en geçerli sebebi oluşturuyor. 



Kendi adıma kitabı okurken aklıma hep bir dantel modeli geldi. Neden derseniz. Farklı kişiler, durumlar tek tek anlatılıp en sonunda parçaları birleştirilen bir model gibi önüme sürüldü. Modelin ne olacağını az çok tahmin ettim, tamam belki azdan biraz daha fazla ama sonuç ortaya çıktığında beğenmeme engel değildi.

Bana yetmeyen yerler oldu mu? Tabi ki oldu. Mesela dedektifimizin bazı olayları sadece tahminen bildirmesi, tabir-i caizse nokta atışı yapması, bu sonuçlara nasıl ulaştığı konusunda tereddütlere düşürdü. Acaba gerçekten iyi bir gözlem yeteneği mi yoksa dedektif T. B.'yi unutulmaz karakterler arasına sokma isteği mi? Bana sorarsanız ikisi de. Her ne kadar günümüzde herşeyi bilim ve teknolojiye dayandırmış olsak da, ince zeka ve üstün gözlem gücü her zaman ilgimizi çekmez mi?

"O olmasaydı, bugünün pek çok polisiye-gerilim yazarı henüz kurguda emekliyor olurdu," diyor arka kapağında. Belki bu kanıya tek bir eserle varmam zor ama 175 romanının 160'ı filme uyanlanmış ve King, Conolly, Child gibi yazarları etkilemiş bir isim varken ortada katılmamak elde değil. 

Kapağı ve çevirisi de çok güzel olan bu kitabı bizlere ulaştıran ve turunu yapmamızı sağlayan, Altınbilek Yayınlarına çok teşekkürler.


Değerlendirmeme gelirsek:

3.5 / 4 -  Kesinlikle geçer not aldı...



* * *

Uyarlanan Filmler

Edgar Wallace'in 175 romanının 160'ı sinemaya uyarlanmıştır. 1959-1972 yılları arasında bir Alman film şirketi tarafından çekilen filmler kendi alt türünü oluşturması sebebiyle en çok bilinenlerdir. 
İlk Alman prodüksiyonu, Edgar Wallace hikâyelerinden Der große Unbekannte ise 1927 yılında filmleştirildi. Wallace bir sonraki film Der rote Kreis’in (The Crimson Circle, 1929) prodüksiyonu Berlin’de şahsen ziyaret etti.

Çarşamba, Temmuz 10, 2013

Agatha Christie - Acı Kahve (Yorum)




Orjinal Adı: Black Coffee
Seri Bilgisi: Hercule Poirot #7
GoodReads Puanı: 3.42
Türkçe Yayın: Altın Kitaplar
Sayfa Sayısı: 155
Çevirmen: Dilek Akari




Yorumum:

Pinuccia'nın Yazar Ayları etkinliğinde bu ay Agatha Christie okuyoruz. Çok çok sevdiğim bir yazar olunca hemen katılıp, ilk kitabımı bitirdim. Yıllar önce çokça kitabını okuduğum için hangilerini okuduğumu hatırlamıyorum. İsim değiştirerek basılanlar da var çünkü. O yüzden elimdeki kitaplardan alfabetik olarak başladım, o da Acı Kahve çıktı.

Aslında sıralı okumayı çok isterdim ama maalesef Poirot serisinin ilk kitabını henüz almadım. Belki sıralı okumak şart değil ama olsa da güzel olurdu.

Hercule Poirot bu macerasında, kendisini arayan ünlü bilim adamı Sir Claud Amory'un evine gidiyor. Ünlü fizikçi yeni buluşunun çalınma tehlikesi olduğu için dedektifimize başvuruyor. Olay ilgisini çeken Poirot'ta Hastings'i kaptığı gibi Surrey'deki eve ziyarete gidiyor.

Yine güzel bir hikayeydi. Porito en sevdiğim dedektif olduğu için okuması her zaman zevk veriyor. Onun küçük gri hücreleri çalışırken, ipuçlarını takip etmek çok eğlenceli. 


Değerlendirmeme gelirsek:

4 -  Kesinlikle geçer not aldı...



* * *

Agatha Christienin ilk tiyatro oyunu olan Acı Kahve, 1930 yılında ilk kez sahneye konulmuş ve ertesi yıl sinemaya uyarlanmıştır. Ölümünden yirmi bir yıl sonra roman halinde yayınlanmıştır.