Pazar, Kasım 17, 2013

Iris Johansen - Zamanın Rengi Aşktır (Üşengeç Yorumcu 6)


Orjinal Adı: White Satin
GoodReads Puanı: 3.22
Türkçe Yayın: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 240
Çevirmen: Bahar Yaldız Çelik

Yorum:

İris Johansen denince aklıma nedense hep polisiye ve fantastik kitaplar geliyordu. Fakat bu kitap tamamiyle yazar algımı yerli bir etti. Kitabın kapağından da anlaşılabileceği gibi "Zamanın Rengi Aşktır" tam bir aşk romanı. Hem de en ağır cinsinden. Yer yer pembe dizi kuşağında yayınlanan bir dizi gibi kendimi kitabın içinde kaybettim. Ama kapağını kapattığımda ne hissettiğim sorarsanız açıkçası bende bilmiyorum. Konu itibariyle tam okumak istediğim cinsten bir kitaptı. Şimdilerde erkeğin böylesine umutsuz aşık olduğu bir kitabı okumak o zor ki, hatta neredeyse imkansız. Son zamanlarda çıkan ve tabiri- caiz ise sevgilisini başkalarına peşkeş çeken erkek karakterleri okudukça Anthony'nin kıskançlığı bana çok romantik geldi. Baskıcı ve bunaltıcı yönleri yok muydu? Elbette vardı. Fakat şimdiki dejenere ilişkilerin yanında Dany ve Anthony bana dönem kitaplarındaki naif aşklar gibi geldiler.

Dany artistik buz patencisi. Anthony de öyle. Hem de en ünlüsü ve en zenginlerinden. Adam gitmiş ama nam-ı kalmış. Eee haliyle bu kadar ünlü ve efsane birinin sevdiği kadın da onunla yanı şeylere tutkun olmalıydı. Biraz klişe ama öyle! 

Genç kızımız 20 yaşında, ailesini küçük yaşta kaybetmiş ve Anthony'nin hiamyesinde yaşayan biri. İşinde başarılı ve azimli. Durmadan egzersiz de falan. Çalışmak iyi de bir yerden sonra okurken ben bile yoruldum. Ama Dany off bile demedi. Kız ağır piskopat mı ne? 

Anthony ise 26 yaşında, arsitik puz pateninde efsane olmuş ve mesleği zirvesinde bırakmış bir adam. Sert, aşırı disiplinli, zengin ve diğer kitaplardan aksine Adonis kadar yakışıklı değil. Hatta Dany'ye göre yüzünde uyumsuzluklar bile var. Ama gel gör ki aşk kapısını çalınca o kusurlu Anthony'miz bir anda dünyanın en yakışıklı adamı oluveriyor.

Kitap bence gayet akıcıydı. Fakat itiraf ediyorum hakim bey atladığım yerler de oldu. Nedeni de muhtemelen İris'i aşk kitabında okumaya alışık olmamamdı. Gerçi "Tehlikeli Aşk" kitabı da aşk içeriyordu ama bu kadar buram buram ve vıcık vıcık değildi. Yer yer Anthony'nin depresif halleri ve kıskançlıkları sıksa da özetinde tatmin ediciydi. Özellikle de bu kadar uzun süren ve hiç azalmayan tek taraflı bir aşkken daha da iyisini umamazdım. 

Sonuçta zevkler ve renkler tartışılmaz. Fakat İris benim gözümde bu son zamanda ki aşk katlimanı çok iyi gelen bir kitapla çıktı. Üstelik çevisi de gayet başarılıydı. Sonuç olarak okunmaya değerdi bence. Ama sizden ricam Anthony'nin geçmişteki sorununu anlayan varsa bana bir zahmet anlatsın. Çünkü ben anlayamadım da.

Not: İtiraf ediyorum ki kitabı fuardan sırf kapağını sevdiğim için aldım ki, sanırım bu beni biraz şekilci yapıyor. Ama ne yapabilirim ki, hayat bu!

- Alıntı - 

Donuk bir biçimde, "Senden beni sevmeni beklemiyorum," dedi. "Kolay kolay sevilecek bir adam olmadığımı biliyorum. Hatat bunun imkansız bile bulabilirsin. Sana sadece istediğimi söylüyorum. Birbirimize verebileceğimiz başka şeyler de var. Seni istemedğin şeyleri yapmaya zorlamıyorum. Senden sadece bana ait olmanı ve bunu gerçekten yürekten hissetmeni istiyorum."


Puan:

* * *

Aşk için ne kadar sabredebilirsin?
Küçük yaşta yaşadığı zorluklara rağmen yeteneğine tutunarak zaman içinde başarılı bir sporcu olan Anthony, ailesini kaybeden Dany’de gördüğü ışığın peşinden gider ve onun sorumluluğunu üzerine alır. Duygusuz ve içine kapanık Anthony için bu karar bir dönüm noktasıdır. Çünkü hayatına dahil ettiği bu kız ya onun için bir hayal kırıklığı olacak ya da sert bir kabuğun içine sığınmış bu adamı ödüllerin en büyüğüyle taçlandıracaktır…
Iris Johansen’ın neredeyse aynı kaderi yaşayan ancak birbirinden oldukça farklı karaktere sahip iki insanın hayata aşkla tutunuşlarını anlattığı bu roman, dolu dolu bir romantizm sunuyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum bıraktığınız için teşekkürler. En kısa sürede döneceğim (: